Fener Ağlama
0 Aslan Tıkladı
FENER AĞLAMA

BU KAFAYLA GALATASARAY KURTULMAZ!

BU KAFAYLA GALATASARAY KURTULMAZ!
08 Aralık 2014, Pazartesi 12:22

Osman Tanburacı'nın Yeni Yazısı

 6 Aralık 2014’te yine tarihi bir genel kurul vardı ve Galatasaray yine kaos ortamına sürüklendi. Öyle ilginç gelişmeler yaşandı  ki; ne tüzük, ne ilke, ne birlik beraberlik kaldı!
Galatasaray dağıldı.

Israrla söylüyorum Galatasaray dokusunu kaybetti. Onun okuluna dayalı bir kalitesi vardı. Sevgi-saygı dayanışma Galatasaray’ı Galatasaray yapan değerlerdi. Koltuk sevdasına Galatasaray’ın  örfü adeti, ilkeleri kayboldu!
Şu da çok iyi biline ki;
İlkeleri olmayan camialar yok olmaya mahkumdurlar.

Galatasaray bugün bu hazin sonu yaşıyor.
Bu çöküş son 15 yılda tavan yaptı. Sonunda kardeşi kardeşe vurdurdular.
Bütün bunlara sebep İnan Kıraç’tır. Onun uzantılarıdır.
Başta; İrfan Aktar, Türker Arslan, Ünal Aysal ve de yıllarını Galatasaray’a vermiş, camiada simge olmuş Ağabeyler… 
Onlar da bütün bu çirkinlikleri görüp sustukları için Galatasaray batıyor… 

Daha da beteri; Galatasaray’ın geleceğini karartıyorlar. Eskiden gençlere ‘iyi örnek olan büyükler’ vardı bugün artık onlar da yok! Biat müessesesi çalışıyor. Galatasaray’da da paralel yapı var!
Bunun da başı İnan Kıraç!
Her şeyi İnan Kıraç yönetiyor, Galatasaray’ın Genel Kurul’u da ipotek altında!...
İnan Kıraç, camianın yakasını bırakmadan Galatasaray düzelmez. Emir komuta zincirindeki ‘padişahım çok yaşa’ deyiciler hala İnan Kıraç’ın etrafında çörekleniyorsa bu Galatasaray iflah olmaz!

Dünkü kongrede yine işi ‘oldu-bitti’ ye getirdiler.  Bu tarz Galatasaray’ın kaderi oldu. Ne tüzük dinliyorlar, ne hak, ne hukuk!
Divan Başkanı İrfan Aktar’ın hali yürekler acısıydı. Kafasına göre kongre yönetti. Sonunda madara oldu!

27 Mart 2011’deki ibrasızlıktan sonra dün de İrfan Aktar’la ikinci Türker Arslan vak’ası yaşandı!
Malum 27 Mart 2011’deki kongrenin Divan Başkanı Türker Arslan’dı, işi ‘oldu bitti’ye getirerek ibrasızlık kararı aldı ve Polat yönetimini devirdi. Sonrasında Arslan’ın bu kararını Yargıtay ‘usulsüz’ buldu ama atı alan Üsküdar’ı geçtiği için de kervan yoluna devam etti!

Bunlar hep emir komuta zinciri içindeki uygulamalardı.
Hatırlayın o zaman da İnan Kıraç Mali Kongre öncesi; ‘Polat gidecek 100 milyon euro verecek Ünal Aysal gelecek’ diyerek  Galatasaray Genel Kurulu’nun iradesine ipotek koymuştu. . Bu kararın uygulayıcısı da Türker Arslan olarak seçilmiş ve Kongre Divan Başkanlığı’na getirilmişti.
Dün de benzeri yaşandı ve ‘TARAFSIZ OLMASI GEREKEN’ Kongre Divan Başkanı İrfan Aktar resmen yanlı bir tutumla kongreden ‘evet’ oyu çıksın diye her türlü oyunu sergiledi!
Böylece 
Galatasaray camiasında sevgi-saygı dayanışma bitti!...

Aslında Başkan Duygun Yarsuvat’a kimse EK BÜTÇE için izin vermemezlik etmiyordu ki…
İstenen Ünal Aysal dönemiyle Yarsuvat döneminin ayrı ayrı mütalea edilmesiydi. Çünkü ilandaki gündem maddesi REVİZE BÜTÇE idi. 
Revize bütçe; devam eden yönetim için kullanılan bir tabirdi. Yönetim değişikliği olunca REVİZE BÜTÇE değil, yeni yönetim için EK BÜTÇE denmeliydi. Bu açıklığa kavuşmadığı için de üyeler tedirgin oldu.

DUYGUN YARSUVAT ESKİ YÖNETİMİN UZANTISI MI?
Çok iyi bir Galatasaraylı ve de hukuk adamı olan Başkan Duygun Yarsuvat’ın konumu tartışılıyor.
Duygun Hoca Ünal Aysal yönetiminin devamı mı?
Yoksa Galatasaray’ı iflas noktasına getiren Ünal Aysal’ın takipçisi mi?
Tanıdığım Duygun Yarsuvat çok iyi bir Galatasaraylıdır. Kimseye eyvallah demez. Asla Ünal Aysal’ın devamı olmaz. Ancak Galatasaray’daki hiyerarşiye de tek başına kafa kaldıramaz! Teşkilatı tek başına aşamaz! Dün kongre açılışındaki konuşması mükemmeldi. Durumu çok net izah etti. Taa 15 sene öncesinden alıp günümüze taşıdı. Bütün gerçekleri gözler önüne serdi. Kararı genel kurula bıraktı.
İstediği iki şey vardı;
1-Ek BÜTÇE (ki gündemde bu talep REVİZE BÜTÇE olarak geçmişti) 
Başkan Duygun Yarsuvat bunu da düzelterek; ‘durumun belli olması için Ünal Aysal’ın gittiği tarihteki durumu da gözler önüne serdik. Bizim istediğimiz revize bütçe değil, EK BÜTÇEDİR:  25 Ekim 2014 öncesi, kesinlikle Ünal Aysal’ın sorumluluğundadır. Bu genel kuruk ibra manası taşımaz!’ dedi.
Bu bir durum tespiti idi ve Başkan’ın bu söylemleri zabıtlara geçti.

İRFAN AKTAR DENEN BASİRETSİZ MUHTERİS
Sonrasında tenkitler faslına geçildi.
İrfan Aktar denen koltuk düşkünü bir adam istediği gibi kongre yönetti. Söz isteyene söz vermemekte direndi. Muhalifleri konuşturmak istemedi. Cevap hakkı doğana konuşması için izin vermedi. Kongrenin başında konuşmacıların söz hakkının 5 dakikayla sınırladı. (Bu tarz köküne kadar yanlış bir uygulamaydı) Kongre böyle yönetilmezdi. Herkes özgürce ve sınırlama konmadan konuşur, ancak bir süre sonra Divan Başkanı süreyi kısıtlamak için genel kurulun oyuna baş vurabilir ve 5 dakika sınırı ancak öyle konurdu. Daha sonra da yine genel kurulun rızasıyla kifayet-i müzakere kararı alınabilir ve ‘tenkitler faslı’ biterdi.

İrfan Aktar böyle yapmıyor. Kafasına göre takılıyor. .  Tam bir kethüda !...  
İrfan Aktar resmen genel Kurulu tahrik ediyor. Derebeyi gibi kongre yönetiyor. Astığı astık kestiği kestik! Tarafsız değil, resmen Aysal’ı kurtarma planının bir parçası!
Göreceksiniz bu kongre de mahkemelik olacak!

İrfan Aktar konuşmacıları durmadan ikaz ederek hep 5 dakika sınırlaması içine soktu. Sıra, Galatasaray’ı bırakıp kaçan eski Başkan Ünal Aysal’a gelince 5 dakika sınırını aştı. Aysal istediği kadar konuştu. Basiretsiz muhteris İrfan Aktar da Başkan’a bu hakkı tanıdı. Oysa Ünal Aysal da o kongrede sade bir üye sıfatıyla bulunuyordu. Ona ayrıcalık tanınamazdı!
Aysal da büyük bir pişkinlikle üyelerin hakkına tecavüz ederek uzunca süre kürsüyü işgal etti. Kendinden önceki yönetimleri suçlayarak kendini aklamaya çalıştı. Oysa bu kongre EK BÜTÇE kongresiydi. Aysal’ın aklanması değildi. Kongre Divan Başkanı İrfan Aktar, Aysal’ın bu konuşmasına müdahale etmeliydi. İrfan Aktar, Ünal Aysal’ın kendini aklaması çırpınışına müsaade etti. Ayıp etti!

ÜNAL AYSAL GÜNDEM DIŞINA ÇIKIP KENDİNİ İBRA İÇİN UĞRAŞTI!
Aysal 15 sene önceki borç batağı ile söze girdi, önceki yönetimden büyük dertler aldığını söyledi!
Oysa Aysal da Polat yönetimini ibra etmeyen çirkin zihniyetin bir parçasıydı. Kimse ona gel başkan ol dememişti İnan Kıraç’tan başkla!... Şimdi, şikayet etmeye hiç hakkı yoktu. İnan Abisi öyle istemiş o da başkan olmuştu.

Bitmedi;
Hisse senetleri satmış, sermaye artırımında bulunmuş oradan gelen 300 milyon TL’ye yakın para harçur olmuştu.
Aysal’ın hiçbir söylemi gerçekleri yansıtmıyordu.
Nalıncı keseri gibi hep kendine yonttu!
Çilekle, kek kalıbıyla hep Galatasaraylıları uyuttu. Sonunda Galatasaray’ı kaderiyle baş başa bırakıp kaçtı!
Bitmedi;
Avukat Ayşegül soygununda parayı ben cebimden ödedim, dedi.
Oysa bir tarihte AIG hisseleri satışıyla Galatasaray’ın sırtından 9 milyon doları da cebine koymuştu.
Onu yuttu!

Menecer Bruno’nun Arena’daki çalışması için de; onun parasını ben cebimden ödedim dedi.
Galatasaraylıları yine uyuttu!
Duygun Yarsuvat da  konuşmasında Menecer Bruno’nun Galatasaray Spor Kulübü’ne CAS’ta açtığı 25 milyon euroluk davayı hatırlatıyordu.
Bruno Heidersheid da Aysal’ın danışmanı Bülent Tulun’un kankasıydı!...

Bitmedi;
Ünal Aysal ‘ben Galatasaraylıların başını öne eğdirmedim’ dedi;
1-Ali Dürüst, Refik Arkan, Adnan Öztürk, Ali Gürsoy, Celal Gürcan’ı bir anda yönetiminden atarak bu liseli kardeşlerinin yüzünü yere eğdiren de Ünal Aysal’dı. Ne yapmıştı bu isimler? Çalmış mıydı, çırpmış mıydı, baş mı kaldırmışlardı? Aysal bunu açıklamadı bile… Şaibe altında bıraktığı bu kardeşlerinin başları öne eğildi. Ama ne hikmettir ki onlar da bu tarza boyun eğdiler… İçlerinden biri bile çıkıp konuşmadı!
Yoksa bu da mı oyunun bir parçasıydı? 
2-Galatasaraylıların başını öne eğdirmedim diyen Ünal Aysal, Basketbol finalinde Fenerbahçe önünden kaçıp bütün Galatasaraylıların başını öne eğdirtmedi mi?
Çık maça yenil! Fenerbahçe maçından kaçma!... Mücadeleni kaçmadan sürdür. Ama Ünal Aysal’ın yapısında kaçmak var! Kek kalıbına girip 4. Yıldız sözü verdikten sonra Galatasaray’ı da bıraktı kaçtı!
Bütün bunlardan sonra kongrede çıkmış evliyayı oynuyor!

Aysal, başkan olduğunda Galatasaray’ın futbolcu portföyü on küsur milyon euroymuş! ‘Ben 145 milyon euroya çıkarttım’ diye böbürleniyor.
Güler misin ağlar mısın?
Hajroviç kaçtı, Amrabat üste para verilerek yollandı. Drogba’nın zararı 30 milyon euro, Mancini, Prandelli ve daha niceleri…
Ve Aysal hala öncekileri suçluyor!

Adnan Polat tam kulübü bataktan kurtarıyordu ki neden onu ittiniz de ‘avanenizle birlikte’ kıdem sürenizi doldurur doldurmaz başkanlığa zıpladınız diye sormazlar mı adama?
Aysal hala meydan okuyor. Ona bu imkanı hazırlayanlar utanmalı!
‘Arena’nın koltuklarından gelen parayı yemişler’ diyor!
Utanmadan!...
Yemişler!...

Ya sizin yediğiniz herzeler?
Derebeyi gibi kulüp yönettiniz…

YARSUVAT; AYSAL HAR VURUP HARMAN SAVURDU!
Duygun Yarsuvat da konuşmasında Aysal yönetiminin kulübü har vurup harman savurmasından bahsediyor;
Çatının kapanmamış olmasından dolayı GSGM 11.5 milyon eroluk tazminat istiyor,
Galatasaray Storlara %100 iade ile mal verilmiş kulüp 3 milyon 72 bin lira zarara sokulmuş.
Galatasaray aleyhine Menecer Bruno tarafından  25 milyon euroluk CAS’ta dava açılmış.
Herkesin altına araba verilmiş, benzin harcamaları tavan yapmış. Kulüp her ay 1 milyon TL zarara sokulmuş!
Riva’nın ruhsatı alınmış ama Aysal yönetimi hiçbir şey yapmamış ruhsat yanacakmış.
Yarsuvat bunları söylüyor,
Aysal ben haklıyım diye yırtınıyor!

Ya Duygun Yarsuvat yalan söylüyor ya Ünal Aysal?
İkisinin söylemleri birbirinden farklı!

İnan Kıraç da bir daha Aysal gibisini bulamayız diyor…
Ortak mıdırlar nedir?
İkisi de maşallah bulunmaz Hint kumaşı!

DUYGUN YARSUVAT’IN ALTI ÇİZİLECEK SÖZÜ; GEREKİRSE…
Yeni Başkan Duygun Yarsuvat kürsüden öyle bir laf etti ki çek nereye çekebilirsen…
Bence gazeteye verilen ilanda REVİZE BÜTÇE lafı bilerek ve planlı bir şekilde verilmiş. İki tarafı keskin kılıç gibi! Muğlak. Başkan Duygun Yarsuvat da bunu kürsüden çok iyi ifade etti. Cümlesinin arasına (gerekirse) lafını sokuşturuverdi.
İşte Yarsuvat’ın konuşmasındaki (gerekirse) sözcüğünün yer aldığı o ilginç cümle;
‘Bu toplantının amacı ibra değildir. İbra Mart ayında yapılacak genel kurulda olacaktır. Mart ayında genel kurul gerekirse (gerekirse ne demekse) 10 ay ve bizim 2 aylık icraatımızı ayrı ayrı ibra edebilir.

Bu cümleyi hiç unutmayın. Demek açık kapı var! Aysal kurtulabilir!
Ya da Duygun Yarsuvat gerçekten oynuyor!
Verilen görev; Aysal’ı kurtar!
N’apsın?


İRFAN AKTAR BENİ SALONDAN ATAMADI MADARA OLDU!
Tekrar söylüyorum. Birilerinin bunları seslendirmesi gerek. 
İnan Kıraç ve uzantıları bu camiadan gitmedikçe onların emir kulları Galatasaray’ı batıracak. 
Okullu okulsuz kavgası bitmedikçe bu Galatasaray ayakta kalamayacak. Tarih bunu Ateş-Güneş olayıyla çoook önceden 1935’lerde yazdı, Galatasaraylılar daha akıllanmadı! Okullu okulsuz kavgası Galatasaray’ı böldü!
Daha çözüm bulunmazsa batıracak!
Liseliler kendi içinde kavgaya başladı!
Yönetimlerden menfaat bulanlar, onların uzantıları Galatasaray’da kök salmaya başladı!
Temiz Galatasaray sevgisi yerini ranta bıraktı…

6 Aralık 2014 kongresinde yaşananlar da Galatasaray’ın ayıp hanesine yazılır.
Kongre Divan Başkanı İrfan Aktar taraflı yönetim gösterdi. 
Bana söz hakkı vermek istemedi. Söke söke aldım!
Pısırık biri olsam bi dakkada yiyecekler.
Çıktım mücadele ettim. 
Divan Başkanı İrfan Aktar konuşmak için müracaatımda ismimi listeye bile yazmamış. Amacı beni konuşturmamak!
Kongre Divan Kurulu masasındaki Aykut kardeşim ‘Evet Tanburacı ismini yazdırdı’ demesine rağmen İrfan Aktar bana söz hakkı vermemekte ısrar ettiği gibi salondan attırılmam için de beni oya sundu!
Osman Tanburacı’nın salondan çıkartılmasını oylamaya koyuyorum.
Çıkmasını isteyenler;
BİR TEK EL BİLE KALKMADI!
Basiretsiz Muhteris İrfan Aktar madara olmuştu.

Oturuma beş dakika ara veriyorum diye işin içinden sıyrılmaya kalktı!...
Sıyrılamadı.
Oturum başladığında İrfan Aktar;
‘Ben yanlış yaptım, pardon Tanburacı sıra sizde ’ diyerek bana söz hakkı verdi ve kürsüye çıktım çatır çatır konuştum!
Ben aynı saygısızlığı ona yapmadım…
Efendi efendi konuştum ve kürsüden  indim!

İrfan Aktar aynı muameleyi bir Divan Kurulu toplantısında derebeyi edasıyla Abdullah Tirali’ye de yapmış konuşmaması için Tirali kürsüdeyken miktrofonunu bile kesmişti!

Batıya açılan pencerede fikre saygılı, demokratik hakların savunucusu, Atatürkçü Galatasaray’da Divan başkanı İrfan Aktar, müstebit bir idare tarzı gösterip, eski Başkanı Aysal’ı kayırırken bana ve karşı fikirlere söz hakkı vermek istemiyordu.
Galatasaray bu tür fedailer artık işi azıttı!
Hepsi de teşkilatın adamı!
Galatasaray başını İnan Kıraç’ın çektiği bu teşkilattan mutlaka kurtulmalı!
Galatasaray sadece liselilerin değikl 25 milyonun Galatasaray’ı.
İrfan Aktar ve gibileri artık can sıkıyor.

Tekrar ediyorum;
İnan Kıraç ve teşkilatı elini Galatasaray’ın yakasından çekmedikçe Galatasaray düzelmez!

Galatasaray, tüzüğünü değiştirecek kapılarını lise dışına da açacak!
Okullu-okulsuz kavgasını bitirecek.
Üyeleri arasında eşitliği sağlayacak.
Yarsuvat ve Aysal 15 sene geriye dönüp gelinen noktayı saatlerce anlatıyorsa onları eleştirmeye gelenleri de 5 dakikayla sınırlamayacak. Ayıptır!
Konuşmacılara baraj koymayacak.
Hakları kısıtlamayacak.
İsmen sataşma oldu mu onlara cevap hakkı tanıyacak. (Üye Begüm Özkan’a yönetim kurulu üyesi Mete İkiz resmen ve ismen sataştı İrfan Aktar denen Divan Başkanı Begüm Özkan’a cevap hakkını kullandırmadı! Buna hakkı yoktu!...
Gerekçe olarak da tüzük maddesini okudu!
İrfan aktar bilmiyor ki bir önceki maddede de sataşma olursa cevap hakkı tanınır, diyor.
İrfan Aktar gaf üstüne gaf yaptı.
Böyle hasmane tutumlar Galatasaray’ı batırır. Galatasaraylılar bunu bilecek!
Türker Arslan ve İrfan Aktar gibilere kongre yönettirmeyecek!
Çünkü onlar bitaraf olamıyorlar!

EK BÜTÇE OYLAMASINDA ORAN ÇOK DÜŞÜK
İrfan Aktar bir hata daha yaptı ve böylesine kritik bir oylamanın kabul-red rakamlarını açıklamadı!
Haziruna göre bu oylama çok az el kaldırılması suretiyle yapılmış, salondaki yarıdan fazla üye kararsız kalıp her iki oylamada da el kaldırmamıştı!
Şimdi karar oy çokluğu ile çıkacak!
Yersen!
Rakam asla belli olmayacak. Çünkü sayım yapılmadı!
Hazirun o saatlerde 629 kişiydi.
Oy çokluğu hazirunun ancak %10’u bile değildi. 50-60 kişi kabul oyu verdi…

Lafı uzatmaya gerek yok!
Bu kafayla Galatasaray kurtulmaz!
Kongre Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar resmen yanlı tutumuyla işi oldu bittiye getirip sonucu açıkladı.
Yazık!

BİRLİK BERABERLİK DİYENLERİN LAFLARI GÜME GİTTİ!
Konuşmacıların, Başkan Yarsuvat dahil  ‘birlik beraberlik’ mesajları da böylelikle güme gidiyordu...
Galatasaray camia içinde ‘sevgi, saygı ve dayanışmayı’ bir kez daha entrika ile zora soktu.

Biraz geri dönelim ve Ünal Aysal’ın başkanlığa seçildiği dönemdeki İnan Kıraç söylemini hatırlayalım;
‘Ünal Aysal başkan olmalıdır. Aysal bizden biridir.’
Biz kim?
Bizden olmayanlar kim?
Galatasaray bir bütünse bu söylemin amacı nedir?
Okullu-okulsuz kavgasına çanak tutanlar bu lafların sahipleridir.
Lafın sahibi İnan Kıraç’tır!
Galatasaray onun babasının malı değildir!

Bitmedi;
Bu kongrede Başkan Duygun Yarsuvat da; 
Genel Kurul’u kastederek ‘Galatasaray’ın muhtaç olduğu kuvvet Genel Kurul’un damarlarındaki asil kanda mevcuttur’ diyerek hamasi bir nutukla haziruna damardan girmiş ama bir gerçeği unutmuştu!

Yargıtay tarafından iptal edilen 27 Mart 2011’deki kongrede Genel kurul üyelerinin damarlarında asil kan yok muydu?
Varsa; mavi kan karşı taraf mıydı?

Adnan Polat yönetiminin ibra edilmeyişi ile
Galatasaraylıların Ünal Aysal’ı ibraya yönelik tavırları hangi kanın genel kurul iradesine yansıyan türüydü?
Bunlar hep ayrımcılığa vurgu yapan laflardı. 

IŞIN ÇELEBİ’DEN BOMBARDIMAN
6 Aralık EK BÜTÇE kongresinde en etkin ve doğru söylemleri yapan da eski yönetici IŞIN ÇELEBİ’ydi. Çelebi bir de iddia ortaya attı. ASY’nin yanındaki 1600 metrekarelik yer de Galatasaray’ın malıdır. Orası Eroğlu Grubu’na belediye tarafından peşkeş çekilmiştir, ilgilenin dedi. Bu çok önemli bir ifşaattı!...
Işın Çelebi mükemmel tespitlerde bulundu. Kendilerine yönelik ithamları reddetti ve doğrularını aktardı. Bütün gerçekler onun söylemlerinde gizliydi.

‘Ek Bütçe’ oylamaya sunuldu ve;

Duygun Yarsuvat yönetimi EK BÜTÇE iznini aldı.
Zaten kimsenin buna itirazı yoktu.
İtiraz, Ünal Aysal döneminin Yarsuvat yönetiminden ayrılması içindi.

Görünürde ayrıldı, ama ayrılmadı!...
Alınan ek bütçe Aysal zamanı oluşan açık kadardı; 66.9 milyon TL.
Ama’nın sebebi buydu!
Ama…

Mart 2015’te ak koyun kara koyun belli olacak!
Aysal ‘ın aklanmasında,
Duygun Yarsuvat da buna alet oluyorsa, tarih onu da kara harflerle yazacak!


NOT;
Kısa dönem askerlik gibi göreve gelen Yarsuvat ve ekibi ASY yanına otel yapma yetkisi de aldı. Bu kadar kısa sürede nasıl otel yapacak o da şüpheli.

İyi ki de ASY varmış, yoksa bu kadar kifayetsiz muhteris kimin arkasına saklanıp da 25 milyona yumruk atacakmış?

MOBİL'DE KükreyenAslan

En güncel galatasaray haberleri, son dakika
gelişmeleri ve en iyi spor yazarları QR Kod
okuyucu ile hemen cebinde!

kukreyenaslan.com
SENDE YORUM YAZ !

CAPTCHA security code
YORUM YAP
ÖNE ÇIKARILAN HABERLER
    Takımlar O G B M Av P
1 İstanbul Başakşehir 16 10 3 3 12 33
2 Galatasaray 16 10 2 4 13 32
3 Beşiktaş 16 8 6 2 14 30
4 Kayserispor 16 8 6 2 8 30
5 Fenerbahçe 15 8 5 2 12 29
6 Trabzonspor 16 8 4 4 5 28
7 Göztepe 15 8 3 4 5 27
8 Bursaspor 16 7 3 6 9 24
9 Demir Grup Sivasspor 16 7 2 7 -5 23
10 Yeni Malatyaspor 16 5 4 7 -4 19
11 Kasımpaşa 16 5 4 7 -5 19
12 Akhisar Bld. Genç. 16 5 4 7 -7 19
13 Aytemiz Alanyaspor 16 5 3 8 -3 18
14 Atiker Konyaspor 15 4 2 9 -6 14
15 Osmanlıspor FK 16 4 2 10 -9 14
16 Antalyaspor 16 3 5 8 -14 14
17 Gençlerbirliği 16 3 4 9 -12 13
18 Karabükspor 15 2 2 11 -13 8
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
GAZETE MANŞETLERİ
GAZETE MANŞETLERİ
Sizce milli takımı bırakan Fatih Terim, Galatasaray'ın başına geçmeli mi?