Fener Ağlama
0 Aslan Tıkladı
FENER AĞLAMA

Galatasaray ve Vergi Meselesi

Galatasaray ve Vergi Meselesi
14 Ağustos 2014, Perşembe 14:23

Erdem Yıldırım, Galatasaray'ın vergi sorununun detaylarını açıkladı

 Öncelikle Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarlarına, havuz medyasına ve şike örgütünün uzantılarının oldukça etkin olduğu Türk spor medyasına kötü bir haberim var. Aylardır yazdığınız tüm yazıların, yaptığınız tüm yorumların ve değerlendirmelerin aksine Galatasaray'ın vadesi gelmiş ve ödenmemiş herhangi bir vergi borcu ve yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Peki aylardır yazılan çizilen ve Galatasaray'ın vergi borcu olarak gösterilmeye çalışılan, daha doğrusu kamuoyunda bu şekilde bir algı yaratılmaya çalışılan yaklaşık 140 milyon Lira tutarındaki vergi meselesi ne?

Kulüp hakkında inceleme yapan Maliye Bakanlığı vergi müfettişlerinin yaklaşık 140 milyon Lira tutarında vergi aslı ve cezasından bahisle kaleme aldığı üç adet tutanak mevcuttur. Bu tutanakların tek başlarına mükellef için hiç bir yükümlülüğü ve bağlayıcılığı yoktur. Tutanaklarda yazan vergi ve cezaların kesinleşmesi için bu tutanakların uzlaşma komisyonunda veya uzlaşma komisyonundan sonuç alınamazsa mahkemede değerlendirilmesi ve karara bağlanması şarttır. Bahsi geçen inceleme tutanaklarındaki vergi ve cezalar ancak ve ancak uzlaşma komisyonu sonrası veya mahkeme sonrası kesinleşir. Bir anlamda mükellef elindeki belgelerle ve hazırladığı dosya ile önce uzlaşma komisyonunda sonuç alamazsa da mahkemede inceleme tutanaklarının haksızlığından bahisle kendi savlarını sunacak ancak bundan sonra olası bir vergi ve ceza kesinleşecektir.

Bu ön girizgahtan sonra, akıllarda soru işareti kalmaması açısından ve de anlama konusunda biraz art niyetli davranan spor medyası ve taraftarlar için konuyu daha detaylı ve kapsamlı bir biçimde izah etmeye çalışalım.

Vergi meselesi de dahil kulüplerin devletle ilintili yaşadığı pek çok sıkıntı, futbol kulüpleriyle ilgili yasal düzenlemelerin sağlıklı bir şekilde yapılmamış olmasından kaynaklanmaktadır. Futbol kulüplerinin hemen hepsi hayatlarına dernek çatısı altında başlamıştır. Ancak son yıllarda futbolun endüstriyelleşmesi ile birlikte pastadan daha büyük pay alabilmek adına şirketleşme yolu çoğu kulüp için önemli bir tercih olmuştur. Özellikle bu şirketler üzerinden borsaya ve halka açılarak kulübe yeni gelir kalemleri yaratmak ve kulübe dair işleri daha profesyonel bir yapı içerisinde yürütmek adına şirketleşme meselesi, zamanla kulüpler için bir zaruret haline gelmiştir.
Ancak bahse konu bu dernekten şirkete dönüşüm işi yasal bir düzenleme çerçevesinde yapılmadığı için bazı sıkıntılar yaşanmıştır ve halen de yaşanmaktadır. Kulüpler kendi menfaatleri doğrultusunda bazı birimleri dernek çatısı altında, bazı birimleri ise şirket çatısı altında idame ettirmeye başlamıştır. Bu durum vergi meselesinde de büyük bir problemi ortaya çıkarmıştır. Zira mevcut yasalar çerçevesinde dernek çatısı altında yürüttüğünüz faaliyetler vergiye tabi değilken, şirket çatısı altında yürüttüğünüz faaliyetler ise vergiye tabidir. İşte ortaya çıkan problemde budur.

Peki Maliye Bakanlığı'nın Galatasaray'ı köşeye sıkıştırmaya çalıştığı vergi konusu ve müfetişlerin kullandığı yasal boşluklar ne?
Maliye Bakanlığı bu tür denetlemelerde özellikle de biraz art niyetli hareket ediyorsa yasal boşlukların tamamını kendi lehine değerlendirerek alabileceği maksimum vergi aslı ve cezası üzerinden tutanak tutar. Bunu daha önce Doğan grubu ve Koç grubu'na yapılan incelemelerde de görebilirsiniz.

Müfettişlerin Galatasaray'ı köşeye sıkıştırmak için kullandıkları yasal boşluklar az evvel bahsettiğimiz, kulüplerdeki iç içe geçmiş dernek ve şirket yapısı ve bu konuda sağlıklı bir yasal düzenlemenin olmaması. Bu tutanaklarda ele alınan ana konu ise stat gelirleri üzerinden yapılacak vergilendirme. Yıllardır sadece Galatasaray değil tüm kulüpler stat gelirlerinin bir kısmını bağış adı altında dernek bünyesinde topluyor. Konuyu daha da detaylandırmak gerekirse; örneğin kulüpler 1000 tl değerinde bir kombine sattığında bunun 100 tl'lik kısmına şirket adına fatura keserken, 900 tl'lik kısmına dernek adına bağış makbuzu kesiyor. Böylelikle 900 tl'lik kısmının vergilendirmesinin önüne geçmiş oluyor. Şirket adına kestiğiniz faturayı ve dernek adına kestiğiniz bağış makbuzunu ibraz ettiğiniz müddetçe yasal olarak bunda bir sıkıntı yok. Ancak maliye bunun kombine veya bilet alan kişilerin isteği dışında zorla yapıldığını ve bu suretle bağış makbuzu kesilemeyeceğini tutarın tamamının şirket üzerinden faturalandırılması gerektiğini öne sürüyor. Bu konuda Maliye Bakanlığı'nın yasal bir dayanağı olmasa da  konuyu kamuoyu gündemine getirip kulüpler üzerinde baskı kurmak ve zaman zaman devletin sopasını göstermek için bugün de olduğu gibi inceleme yapmak, tutanak tutmak gibi eylemlerde bulunuyor.

Ancak burada asıl dikkat çekilmesi ve sorulması gereken soru şu: Söz konusu yasal boşluklar tüm kulüpler tarafından kullanmasına rağmen özellikle AKP iktidarı döneminde incelenen ve hakkında tutanak tutulan neden hep Galatasaray oluyor?

Geçmiş yıllarda konu İstanbul Defterdarlığı tarafından gündeme getirildiğinde üç büyük kulübün çalışanları ile yapılan röportajlar ve hazırlanan haberin bir kısmı aşağıda. Bu haber söz konusu yasal boşluğun üç büyük kulüp tarafından da kullanıldığını, konu ile ilgili kulüplerin aynı bakış açısına sahip olduğunu ve eleştirilere karşı aynı izahı yaptığını da gözler önüne seriyor.
Söz konusu haber;

Maç biletleriyle birlikte alınan bağışların amatör şubelere yapılan yatırımlarda kullanıldığını söyleyen Fenerbahçe Mali İşler sorumlusu Tahir Perek, ''Kulüpler, bu bağış makbuzlarını Valilikten özel izin alarak hazırlıyor. Stadda ya da Biletix aracılığıyla yapılan satışlarda, taraftar makbuzunu almasa dahi, satılan bilet üzerinden makbuzlar kesiliyor ve Valilik'e toplu olarak veriyor. Çünkü, taraftar makbuzunu almasa da, muhasebeleştirirken bu paralar, mutlaka maç hasılatının içinde gösteriliyor'' dedi.
Biletlerin üzerinde yazan 1 milyon lirayla maç izlenemeyeceğini tüm taraftarların da bildiğine dikkat çeken Perek, ''Defterdarlık bağış karşılıksız yapılır diyor ama biz de maça girenin otomatik rızası olduğunu savunuyoruz. Maçları stattan izlemek isteyen taraftar, kulübüne bağış da yapmak ister '' dedi. Bu uygulamanın vergi sisteminin sağlıksız olmasından kaynaklandığını iddia eden Perek, bu yolla kulüplerin gelirlerini yasal hale getirdiğini söyledi.

Galatasaray'ın Mali İşlerden Sorumlu yetkilileri de, kulüplerin dernek statüsüyle faaliyet gösterdiği için bağış toplama haklarının olduğuna dikkat çekerek, ''Kulüpler bu nedenle, vergi muafiyetinden yararlanabiliyor. Dernekler Kanunu'na göre hazırlanan yardım pulları, Valilikçe onaylanıyor ve Valilik denetiminde işlem yapılıyor. Toplanan yardımlar, altyapı yatırımlarında kullanılıyor. Bastırdığımız makbuzlarla biz sadece maçlarda değil, istersek sokaklarda da yardım toplama hakkına sahibiz. Kanuna göre bu hakkımız olmasına karşın biz sokaktan yardım toplamaktansa, maçlarda toplamayı tercih ediyoruz''dedi. Tüm kulüplerin biletin yanı sıra makbuz karşılığı bağış aldığına değinen Beşiktaş yetkilileri de, ''Genelde bu maç hasılatlarının yüzde 10'unu bilet, geri kalanını da makbuz karşılığı bağış oluşturuyor'' dediler.

İşin enteresan tarafı Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarlarının -yukarıda görüleceği üzere- aynı yöntemi kendi kulüpleri de yıllarca kullanmasına rağmen Galatasaray'la ilgili tutulan bu tutanakları şikeyle eş değer hale getirecek kadar abartarak gözleri dönmüş şekilde Galatasaray'a saldırmaları. Aynı taraftarların Koç ve Doğan grubuna yapılan vergi incelemelerini ve tutulan tutanakları siyasi olarak nitelerken, hiç bir yasal dayanağı olmayan ve tüm diğer kulüpler tarafından uygulanan bir yöntem üzerinden sadece Galatasaray'a yapılan inceleme ve yazılan tutanakları haklı görmeleri de ayrı bir ikilem. Aslında ikilem hafif kaldı, şike ve evrakta sahtecilik gibi rezil suçlardan hüküm giymiş yöneticilerine hesap soramayan, bırakın hesap sormayı sahip çıkan taraftarlar için bu durum tam bir aymazlık.

Peki Maliye Bakanlığı ile Galatasaray arasındaki bu güncel vergi meselesinin detayları ne?

Öncelikle KAP üzerinden kulübün yaptığı iki açıklamayı yazalım.

"Şirket finansal tablo dipnotlarında daha önce de açıklandığı üzere Şirket'in 1 Haziran 2010-31 Mayıs 2011 ve 1 Haziran 2011-31 Mayıs 2012 özel hesap dönemlerine ait hesapları "Damga Vergisi, Katma Değer Vergisi ve Kurumlar Vergisi Tevkifatı" kapsamında Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişleri tarafından incelenmiştir. İlgili inceleme kapsamında tespit edilen bulguları ve bu bulgulara ilişkin Şirket'in beyanını içeren 13 Ocak 2014, 17 Ocak 2014 ve 17 Ocak 2014 tarihli 3 adet Vergi İnceleme Tutanağı düzenlenmiştir. Şirket, bu tespitlerdeki mevzuata aykırı hususlara ilişkin olarak tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunmuştur. Bu talep sonrası Vergi İdaresi henüz tarhiyatı yapılmamış olan inceleme sonuçları toplamı olarak yaklaşık 54 milyon TL vergi aslı ve aynı tutarda vergi ziyaı konusunda Şirket'i 8 Nisan 2014 tarihinde uzlaşmaya davet etmiştir. Şirket'imiz daha önceki yıllarda da benzeri vergi uyuşmazlıklarında inceleme aleyhine dava yoluna müracaat ederek veya İdare ile uzlaşma yoluna giderek hukuka aykırı inceleme ve değerlendirmelerin önüne geçmiş ve söz konusu tutarlarda büyük indirimler sağlamıştır. Yeni inceleme sonuçları da yetkililerimiz ve uzmanlarımız tarafından halen bu bağlamda değerlendirilmektedir. Gereken çalışmalar tamamlandığında yetkili organlarımızın İdare ile uzlaşmaya ve/veya incelemeler aleyhine dava yoluna gidilmesi konularında alacağı kararlar ayrıca açıklanacaktır."  
"24.03.2014 ve 07.04.2014 tarihlerinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda yapılan açıklamalarımızda bahsedilen konu ile ilgili olarak, tarafımıza toplam 54.340.834,41 tl tutarında vergi aslı tarhiyatı yapılmış, 69.247.963,90 tl tutarında da vergi ziyaı cezası kesilmiş ve bununla ilgili ihbarnameler tebellüğ edilmiştir. Şirketimiz yasal süresi içinde merkezi uzlaşma sürecini başlatmak için gereken başvuruları yapacaktır."

Yani aslında sadece, yazının başında da bahsettiğimiz üzere, kulüpte yapılan inceleme sonrası vergi müfettişlerinin tuttuğu üç adet tutanak mevcut. Kesinleşmiş ne bir vergi borcu ne de cezası var.
Peki vergi borcu ve ceza nasıl kesinleşir, süreç nasıl ilerler?

Öncelikle mükellef tutulan inceleme tutanakları ile ilgili uzlaşma talep eder. Bu uzlaşma talebi tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası yapılabilir. Galatasaray haklılığına da güvenerek tarhiyat sonrası uzlaşma yolunu seçmiştir. Uzlaşma komisyonunda söz konusu inceleme tutanakları komisyon üyeleri tarafından mükellefin savları ve komisyona sunduğu belgeler ışığında değerlendirilir. Dosyayı ve mükellefin sunduğu belge ve savları değerlendiren komisyon uygun gördüğü bir teklif doğrultusunda yeni bir tutanak düzenler. Bu tutanağın ismi Uzlaşma Tutanağı'dır. Mükellef komisyonun sunduğu teklifi uygun görür ve bu tutanağı imzalarsa tutanakta yazan vergi ve ceza kesinleşir. İşte bu tutanakta yazan miktar Galatasaray'ın kesinleşmiş ve ödemekle yükümlü olduğu vergi borcu olur.
Uzlaşma komisyonunun sunduğu teklifin mükellef tarafından hakkaniyetli ve makul bulunmaması durumunda ise konu mükellef tarafından mahkemeye taşınır. Dava sonucunda mahkemenin verdiği kararla vergi ve ceza kesinleşir.

Netice itibariyle tutulan tutanakların hiç bir yasal dayanağı yok. Zaten konunun mahkemeye gitmesi durumunda şirket adına kesilen faturaların ve dernek adına kesilen bağış makbuzlarının eksiksiz olarak mahkemeye sunulması durumunda Galatasaray'ın davayı kazanmaması imkansız. Bu durumda diyeceksiniz ki kulüp neden uzlaşma yolunu tercih ediyor? Çünkü eğer davalık olursa konu uzun yıllar sürüncemede kalabilir. Bu durum da özellikle bilançolar için büyük bir sıkıntı ve dava masrafı demek.
Peki uzlaşma talebini değerlendirecek olan Merkezi Uzlaşma Komisyonu'nun uygulamaları ve genel istatistikleri nasıl?
Söz konusu komisyonunun tutanaklarda belirtilen vergi aslı ve cezasını tamamen kaldırma da dahil sınırsız yetkileri var. Zaten önceki yılların istatistiğine baktığınızda komisyonun önüne gelen dosyalarda vergi cezalarının neredeyse tamamını, vergi asıllarının da ortalama % 60'ını sildiğini görebilirsiniz. Kulübün haklılığını bir kenara koyup sırf bu istatistikler üzerinden bile hareket etseniz, komisyonun Galatasaray'dan maksimum talep edebileceği miktar 20-25 milyon lira gibi bir rakam olacaktır. Ancak Galatasaray'ın haklılığı ve hazırlayacağı etkili dosyayı da göz önünde bulundurduğunuzda bu rakam 5 milyon TL civarında bir rakam olacaktır. Dava açılması durumunda beş kuruş alamayacağını bilen komisyon Galatasaray'ın da konuyu bir an önce kapatma isteğinden faydalanarak kulübün de itiraz etmeyeceği yaklaşık dava masrafı kadar yani 5 milyon Lira civarında bir bedelle dosyayı kapatacaktır.

Tabi bütün bu öngörülerimizi şike örgütünün uzantılarının ve onun destekçisi AKP Hükümeti'nin Galatasaray'a bedel ödetme gayretinden bağımsız olarak yazıyorum. Bu vergi incelemesinin ve yazılan bu tutanakların bile diğer kulüpleri bir kenara koyarak Galatasaray'a özel bir uygulama olduğunu düşünürsek bundan sonra da her şey olabilir. Unutulmasın ki bu incelemenin ve tutulan tutanakların sebebi, AKP Hükümeti'nin Maliye Bakanlığı üzerinden, dik duran ve bugünkü futbol düzenine isyan eden Galatasaray'a bedel ödetme gayretidir.

MOBİL'DE KükreyenAslan

En güncel galatasaray haberleri, son dakika
gelişmeleri ve en iyi spor yazarları QR Kod
okuyucu ile hemen cebinde!

kukreyenaslan.com
SENDE YORUM YAZ !

CAPTCHA security code
YORUM YAP
ÖNE ÇIKARILAN HABERLER
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 11 8 2 1 17 26
2 Medipol Başakşehir 11 7 2 2 5 23
3 Beşiktaş 11 6 3 2 7 21
4 Kayserispor 11 5 4 2 4 19
5 Demir Grup Sivasspor 11 6 1 4 2 19
6 Bursaspor 11 5 2 4 7 17
7 Fenerbahçe 11 4 5 2 5 17
8 Göztepe 11 5 2 4 1 17
9 Akhisar Bld. Genç. 11 5 2 4 -1 17
10 Aytemiz Alanyaspor 11 4 2 5 2 14
11 Yeni Malatyaspor 11 4 2 5 -3 14
12 Trabzonspor 11 3 4 4 -4 13
13 Kasımpaşa 11 3 3 5 -3 12
14 Antalyaspor 11 3 3 5 -7 12
15 Atiker Konyaspor 11 3 1 7 -4 10
16 Karabükspor 11 2 2 7 -7 8
17 Osmanlıspor FK 11 2 2 7 -8 8
18 Gençlerbirliği 11 2 2 7 -13 8
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
GAZETE MANŞETLERİ
GAZETE MANŞETLERİ
Sizce milli takımı bırakan Fatih Terim, Galatasaray'ın başına geçmeli mi?