Fener Ağlama
0 Aslan Tıkladı
FENER AĞLAMA

Galatasaray Üyeliği Sorumluluk Gerektirir

Galatasaray Üyeliği Sorumluluk Gerektirir
09 Nisan 2012, Pazartesi 14:05

Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar KükreyenAslan'a Özel Açıklamalarda Bulundu

 KükreyenAslan: Öncelikle sizi biraz daha yakından tanıyalım..

 

İrfan Aktar: Ben 1941 yılında İstanbul’da doğdum. 1952 yılında Galatasaray Lisesi ‘ne  sınavla ilk girenlerden biriyim. Hatta o zaman 50 kişi alıyorlardı ve ben 50. olarak girmiştim. Babamın  Lisedeki inşaat işleri dolayısıyla torpilli girdiğim bile söylenir..8 yıl çok keyifli bir şekilde yaşadım. Galatasaray’la ilgili, çok kıymetli değerleri de o zamandan öğrendim. Çok mutluyum. 60 yılı mezunlarından sayılırım, gerçi benim mezuniyetim 61’e sarktı, bir dersten bekledim. Ardından Avusturya’ya, Viyana’ya gittim, 8 yıl kaldım. Viyana Teknik Üniversitesi Mimarlık  Fakültesi’ni bitirdim. Hatta biraz da orada çalıştım. Sonra geri dönünce, muhtelif inşaat şirketleriyle proje yöneticiliği ve şantiye şefliği vs. yaparak çalıştım. 1975 yılında da kendi şirketimi kurdum ve devam ettim. Mesela Taksim’deki, şimdiki adıyla,  Etap Marmara Oteli’nin şantiye şefi bendim. O döneme ait büyük bir işti. Sonra yurtdışında da çeşitli işlere imza attım, Libya’da , Suudi Arabistan’da…

 

KükreyenAslan: Peki geri dönüşünüz ve Galatasaray Camiasındaki görevlerinize gelirsek..

 

     Biliyorsunuz, Galatasaray’da görevalınmaz, verilir. Ben yurtdışından dönünce, “senin Galatasaraylılar Derneğine Başkan olman lazım” dediler, ben “işim var, olmaz öyle şey” derken, “öyle icabediyor” diye ikna edildim ve 1989-1990 yıllarında Cemiyet’te Başkanlık görevini üstlendim.

 

    Daha sonra Kulüple ilgili ilişkim zaten hep vardı, ayrıca, Tüzüğümüze göre, Dernek Başkanları Kulüp Divan Kuruluna doğal üye olurlar, kıdem yılları tutmasa bile. Ki ben de öyle, Divan Kuruluna üye oldum. Hatta son toplantıda Volkan Karsan’ı da öyle üye yaptık.

 

    Eşfak Aykaç zamanında, kendisine yardımcılık yaptım. Eşraf Aykaç’tan İstanbul beyefendiliği nedir, kıdemli Galatasaraylıların huzurunda nasıl davranılır, camiada kime nasıl hitap edilir hep ondan öğrendim.

    Daha sonra,  Semih Haznedaroğlu döneminde yine Divan Başkan yardımcılığı yaptım 2004 senesinde. Ondan sonra da Semih Haznedaroğlu devam etmek istemedi ve görevi ben devraldım. 2006 yılından bu yana da Divan Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyorum.

Galatasaray ve işleri benim için her zaman aynı ehemmiyette ve öncelikli olmuştur.

 

 

KükreyenAslan: Galatasaraylılık ne demektir? Sizin tanımınızı öğrenmek isteriz..

 

      Galatasaraylılık öyle bir şeydir ki, hayatta ilerlemiş ve türlü mevkilere gelmiş,kendi branşlarında ilerlemiş, zenginleşmiş,  arkadaşlarımıza, kardeşlerimize, ki bazıları unuturlar, onlara her zaman hatırlatırım,” bir an için gözlerini kapat ve herhangi başka bir okuldan yetiştiğini düşün bir an için, yine aynı noktada, bu şekilde olur muydun?” diye… Mesela ben Galatasaray mezunu olmasaydım, Viyana Teknik Üniversitesini kesin bitiremezdim. Gelen Türkleri gördüm. Burslu çocukları, çok çalışkanları gördüm, ne yazık ki bursları vs. bir süre sonra iptal oldu ve geri dönmek zorunda kaldılar, bir sürü perişanlık yaşadılar. Çünkü sosyal hayata adapte olamadılar. Biz Galatasaray’da yetiştiğimiz için, her zaman her duruma ayak uydurabiliriz, aynı anda birkaç iş yapabiliriz. Ama elbette Galatasaraylı olmanın mutluluğunu ve gururunu her zaman taşırım. Ama bu durum, sorumluluk getirir. Adam gibi adam olmayı, hareketlerine dikkat etmeyi , ağzından çıkanı kulağının duymasını getirir ve gerektirir. Hele ki Galatasaray bünyesinde görevin varsa..

 

KükreyenAslan: Peki Galatasaray Spor Kulübüne gelirsek…

 

       Kulüp, 12 bin küsur üyesi, 1 milyar dolarlık varlığıyla dev bir müessese.500 milyon dolarlık  mal varlığı var. Galatasaray, Adası, Riva, Florya vs. vs. 500 milyon dolarlık da takımı, isim hakkı vs. olan bir yapı.  Böylesi büyüklükte bir müessesenin, amatör bir yaklaşımla, amatör bir ruhla yönetilemeyeceği açıkça ortada. Hepimiz biliyoruz. Bugün büyük şirket dedikleri şirketlerden çok daha varlıklı bir yapı var, bizim konsolide bütçemiz  yaklaşık 400 milyon Türk Lirası civarında.

İşte Galatasaray’da Divan kurulunun önemi burada ortaya çıkıyor…

 

KükreyenAslan: Evet, Divan Kurulu aslında Anayasa Mahkemesi gibi bir görev üstleniyor Galatasaray’da..

 

    Tabii, yönetim kurullarındaki arkadaşlarımız çok saygınlar ve ciddi mesai veriyorlar. 1 milyar dolarlık şirket transatlantik gibi bir şey, kolay değil yürütmek, ilerletmek, kumanda etmek.

 

KükreyenAslan: Üstelik bizim yapımızda cirosal anlamdan ziyade bir de ruh var…

 

    Elbette, ruhu var, arkasında milyonlarca taraftar var. Sorumsuzca sarfedilen tek tatsız laf bile, umulmadık sonuçlar doğurabiliyor. Onun için Galatasaray’ın tüm konularının açık açık konuşulabileceği, tartışılabileceği tek yer Divan toplantıları oluyor. Diğer toplantılar ise, ne yazık ki arkadaş sohbeti, dedikodu ya da fikir alış-verişi durumundan ileri gidemez. Sonuç doğurmaz. Bu işi resmi platformda yapmanın başka yolu yok. Tamamı resmi tutanaklara giren, zabıtlarda kayıtlı konuşmalar oluyor. Öyle havaya sohbet değil, boş konuşmak yok. Sorarlar sonra yetkilisine, ne demiştin, ne yaptın diye… Resmiyet bu anlamda çok önemli.

 

    Divanın görevi, son tüzük değişikliğiyle hayli arttı. Birçok kişi bunun farkında değil. Tüzük değişikliği gündeme geldiğinde, birçok kişi, sahip olduğu yeri, tuttuğu köşeleri bırakmamak için direndi. Ancak bu değişikliğin yapılması ve “tabu” olarak kabul edilen bu konuya dokunulması çok önemliydi. Galatasaray için çok önemliydi. Kanun değişmiş. Sicil Kurulu bir yardımcı kurul, Disiplin Kurulu bir yardımcı kurul satatüsünü almış. Evet Genel Kurul tarafından seçiliyorlar ama, en sonunda yapılan işi götürüp Yönetim Kuruluna teslim ediyorsunuz ve onların onayına sunuyorsunuz. Kabul de edilebilir, red de edilebilir. Arkadaşlarımız bu durumdan pek hoşlanmadılar. Tüzük kongresinde yaşananları hepimiz hatırlıyoruz. Altını çizmeliyim ki, o gün, Adnan Polat ve arkadaşlarının kararlı ve ısrarlı tutumu, bu tabuyu değiştirdi. Aksi halde o kongre oturumu bile açılmazdı. Bu yüzden kendilerine müteşekkirim.

 

KükreyenAslan: Önümüzdeki günlerde yeni bir tüzük kongresi de öngörülüyor. Bu tüzüğün eksikleri mi var?

 

    Tüzüğün eksikleri var, olmaz mı, mükemmel olması beklenemez. Yaşayan bir şeydir kanun, tüzük.. Maddeler arasında çelişki olabilir, bunlar zaman içinde halledilecek şeyler. Ancak tüzüğün getirdiği en önemli şey, bu konsolide bütçe düzeninin yerleşmesi ve bağımsız denetim mekanizmasıdır. 2006 yılında ilk başkan seçildiğimde getirdiler 3 aylık raporu, mali rapor 3 sayfa! Judo şubesi şu kadar, kürek şubesi şu kadar diye harcamalar var. O zaman dahi Kulübün alış-verişi 50 milyon dolar civarında, ancak önümüze gelen rapor taş çatlasa 10 milyon dolar. Ben gittim Kemal Onar’a. “Kemal Ağabey bu nedir” dedim, kendisi benim yöneticimdi kürek şubesinde zaten. “Tamam bu” dedi. “Aman nasıl olur” derken, “arkadaşlar sana Kulübün hesaplarını vermişler, senin yetkin sadece bu kadarına ilişkin, şirketlerle ilgili bir kayıt yok” dedi. Ne yapacağımızı düşündük, “bu tüzük kaldığı sürece senin başka hesap görme yetkin yok” dedi. “Mizanları iste” dedi sonra, biz de istedik, galiba onlar da boş bulundular, verdiler bize mizanları, hem şirketlerin, hem de Kulübünkileri. İşte o zaman, Mete İkiz, Kemal Onar ve Sinan Kalpakçıoğlu, o mizanları çarpanlarına ayırdılar ve bizim konsolide bütçeye döktüler  ve bizim borcumuz net olarak ortaya çıktı.Hatta o zaman çok tepki aldım, sadece banka borcunu borçtan sayıyorlardı, bu da değişti sonradan yavaş yavaş.. Uzun süre kerhen ifade edildi o borç meblağı..Arkadaşlar o yüzden beni pek sevmezler, nereden çıktı bu Divan Başkanı derler ama olsun, biz Galatasaray’a hizmetimize devam ettik. Benim tüzük değişikliğine destek vermemin asıl amacı bu idi. Şeffaflıkla, açıklıkla Galatasaray’a sahip çıkmaktı.

 

KükreyenAslan: Evet öncelik daima Galatasaray’a hizmet, peki şimdi ne oldu, ne değişti?

 

    Şimdi hiç olmazsa biliyoruz. Neyin nereye harcandığı, ne yapıldığını biliyoruz. Bakın en önemli nokta bu: Bilgili, birikimli, sorumlu ve katılımcı üyelere ihtiyacı var Galatasaray’ın. Bilgi sahibi olmak için, bir kısım raporlara ihtiyaç var. Zaten yöneticiler de Divan toplantılarına katılarak belirli aralıklarla bilgilendirmeye devam ediyorlar. Orada sorular soruluyor, herşey konuşuluyor. Gazete haberlerinin arka planı bile konuşuluyor. Bunun sonucunda da Genel Kurullara bilgili ve birikimli insanlar katılıyor ve Galatasaray’ın geleceğine dair kararlar daha sağlıklı alınabiliyor. 1 milyar dolarlık transatlantik başka türlü yürümez. Sorumluluk almak lazım. Genel yapıyı bilmiyorsa, mali kongrelerde dağıtılan üç yüz küsur sayfalık kitapta bakacağı yeri bile bulamaz.  O zaman da birilerinin sözüne itibar etmek zorunda kalacaksın. Ancak Divan Toplantılarına katılan üyeler için durum böyle değil. Onlar konular hakkında zaten detaylı bilgiye sahip olarak geliyorlar. Neredeyse her sayfa enine boyuna tartışılmıştır ve Genel Kurula hazırlıklı gidilir. Önemli noktalar bunlar. Transatlantik arkadaş toplantılarıyla yürütülemez. İşin boyutunda anlaşırsak, sisteminde de bir şekilde anlaşırız kanaatindeyim. Galatasaray Spor Kulübünün boyutunu herkesin içine sindirmesi lazım.

 

KükreyenAslan: Divan Kurulu seçimi, tüzük değişikliği sonrası, yeni üyelerin de katılımıyla ilk kez bu kadar kalabalık olacak değil mi? Sizin başkanlığınız devam ederse neler yapmayı planlıyorsunuz?

 

    Evet, yeni üyelerimizle beraber 1473 kişinin seçime katılma hakkı var. Bizim için her üyenin katılımı önemli. Öncelikle bu doğru bilgilendirme işini kurumsal hale getirmek istiyoruz. Bu kadar çok raporu içine sindiremeyen üyelerimiz hala mevcut ama bilgi sahibi olmadan , fikir sahibi de olamayız. Elbette devrin gereklerini daha fazla kullanacağız ve internete ağırlık vereceğiz. Benden 15 yaş genç arkadaşlarımız da aramıza katılıyor bu seçimde. Ahmet Yolalan, 3 dönem Kulüpte hizmet veren, 2 dönem de Galatasaraylılar Derneğinde Başkanlık yapmış çok değerli kardeşimiz  Başkan Yardımcılığına aday.  Galatasaray’ı tanıyan, değerlerine hakim, hassas ve kıymetli bir Galatasaraylı. Yine Aykutalp Derkan da Galatasaray Lisesinden mezun ve 2009’da Divan Kurulu üyeliğine hak kazanmış bir arkadaşımız, kardeşimiz. Amacımız, son yıllarda sürdürdüğümüz, Divan Kurulunun saygınlığını, ciddiyetini ve önemini devam ettirerek, aynı şekilde sürdürmek. Genç arkadaşlarımızın katılımıyla, Divan Kurulunun daha da verimli çalışacağına ve saygınlığını daha da arttıracağına eminim. Raporların takibindeki titizlik, genç arkadaşlarımızın enerjileriyle daha da artacaktır. Hatta eski Divan Başkanları “Divan üyelik kıdemini 25 yıla indirirken, başına bela mı arıyorsun” diye serzenişte bulundular ama doğrusu, her zaman üstüne basarak durduğum gibi gençlerin de katılımını sağlamak.

 

KükreyenAslan: Aslında Galatasaray’ın değerlerinin devamı açısından da gençlerle birlikte olmak çok önem taşıyor. Gençlerin sizlerin arasına katılımıyla, her iki taraf için de çok önemli paylaşımlar çıkacaktır ortaya..

 

    Tabii..Biz ömrü billah bu işleri kovalamayacağız herhalde. Bakın Başkan benim sınıf arkadaşım. Biz gelmişiz 71 yaşına. Sonsuza dek biz yapacağız gibi bir yaklaşım gerçekçi değil, zaten fiziken de imkansız. Ama militanca yaklaşmamak, transatlantiğin büyüklüğünü bilerek, farkında olarak yaklaşmak, sorumluluğu almak lazım.  Divan Başkanlığı, layıkıyla yapıldığında çok yorucu bir iş. Bilincinde olarak yaklaşmak lazım bu görevlere…Transatlantiğin devamı için, kumanda mevkiindeki arkadaşların da bilmesi, hissetmesi lazım ki birileri bu işleri takip ediyor, kontrol ediyorlar. Bu iş ciddi bir iş, ve biz talip oluyoruz. Sadece sıfatından faydalanmak için yapılabilecek, bu ciddiyetsiz yaklaşımla yapılacak bir iş değil kesinlikle. Bu anlayış Kulübe zarar verir. Kontrol-denge ilişkisi bozulur, kimse ye faydası olmaz bu bozukluğun..

 

KükreyenAslan: Galatasaray’ın yönetim ve idari kısımlarda görev alan kişileri için de Divan Kurulunun ağırlığı sözkonusu oluyor..

 

    Evet, biliyorsunuz 14 mayıs’ta yapılan son seçim, ani, olağanüstü bir seçimdi. Kadroların oluşturulması da biraz aceleye geldi elbette.Başkan, 60 yıllık arkadaşım olmasına rağmen ben hiç karışmadım, hiç fikir beyan etmedim. Ki, bazı kişilerin ileride sıkıntı yaratabileceğini görmeme rağmen, Başkanlığa 3 aday olduğu için, tarafsızlığımı korudum. Önceliğim Galatasaray olduğu için herkese eşit mesafede durdum, ama şimdi, ne yazık ki bu sıkıntıları yaşıyoruz, görüyoruz. Oy kaygısıyla yanlışlar yapıldı.

    Nitekim son yaşanan Sicil Kurulu başkanının karıştığı olayda, ben de tesadüfen oradaydım, bir sıra arkada oturuyordum. Araya girilmeseydi, sille tokat kavga yaşanabilirdi. Neyse ki Remzi Tan ve Mustafa Turgun ortalığı yatıştırdı da olay daha fazla büyümedi. Bu insanlar misafir. Bizim bildiğimiz Galatasaraylılıkta misafirin yeri ayrıdır. Bir de üstelik, Kulüpte görevli ve sıfat sahibi olarak sorumluluklarınızı bileceksiniz. Ne yazık ki kardeşimize biz anlatamamışız. Benimle birlikte 1988 yılında Dernekte yanımıza almıştık, daha yeni mezundu o sıralar. Ama demek ki biz yanlış yapmışız, anlatamamışız. Özür dilenmesi gereken bir olay olduğunu bile kabul etmiyor. Başkan Yardımcısı Adnan Öztürk, Takımın teknik Direktörü, Yönetim Kurulu üyesi özür diliyor onun adına, o hala benim adıma neden özür diliyorsunuz diyor.. Anlaşılır şey değil. Orada özür dilenmesi gerektiğinin bilincinde bile değil kendisi…İnanılır gibi değil..

 

KükreyenAslan:Kulislerde rakibiniz Türker Aslan’ın Yönetim Kurulunun desteğini aldığı, ve onun seçilmesiyle, yapılması planlanan tüzük değişikliği ile Divan Kurulunun görev ve yetkilerinin azaltılacağı, etkisinin azaltılacağı, bunun Başkanın sıklıkla bahsettiği “master planın” bir parçası olduğu ve işlerin daha sorunsuz yürütüleceği konuşuluyor. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

 

    “Master Plan” ancak Genel Kurulun kararıyla uygulanır. Herkes galiba bunu atlıyor. Öyle ki, Divan Kurulunun yetkileri arasında sayılan tüzük çalışma grubunun seçiminde bile, geçen yıl Tüzüğün iptali için dava açmış arkadaşların, bu çalışma grubuna dahil edilerek, yeni tüzüğü hazırlama işini vereceklerini görüyoruz. Yönetim Kurulu bunun farkında mı bilemiyorum ama seçim lehime sonuçlanırsa gereğini yapacağımdan kimsenin şüphesi olmasın. Tüzük değişikliğini Yönetim Kurulunun teklif etmesi caiz değildir. Çünkü Yönetim Kurulu zaten o tüzük yürürlükteyken göreve talip olmuşlardır. Maç devam ederken kural değişikliği istemek ne demek? İnsan uzun süre ortamdan uzak kalınca değişikliği takip edemiyor. Başkan da sanırım çevresindeki insanların tavsiyelerini değerlendirmek zorunda hissediyor kendini. O da uzun zaman uzak kaldığı için..Kendisini yanlış yönlendirenler olduğunu görüyorum ve biliyorum. Kulübü tüzüğün iptali için dava etmiş kişilerin yeni tüzük yapmaya talip olmaları uygun değildir.

 

    Bizim tüzük sistemimiz koruyucu tüzüktür. Yönetime destek olmakla birlikte, sonsuz güven içinde hareket etmelerini esas almışız bugüne kadar. Ancak yanlış işler de yapılıyorsa, birilerinin de bunu takip etmesi gerekir herhalde…

 

KükreyenAslan: Ciddiyet kaybının Galatasaray’a zarar vereceğini söylüyorsunuz..

 

    Evet ,elbette.. Bazı kurulların ne hale geldiğini görüyoruz. Mesela Galatasaray İşbirliği Kurulu. Ben kurucularından biriyim ve yıllarca da gayet saygın bir şekilde işlevini yerine getirdi. Tüm Galatasaray Dernekleri, vakıf ve kuruluşları arasında etkileşimle çalıştı. Ancak sonradan, 3 yıldan beri, ne rektör, ne lise müdürü, ne ilkokul müdürü toplantıya katılmıyorlar. Yılbaşından 10 gün önce Galatasaraylılar Derneği İşbirliği Kurulu toplantılarına katılmayacağını açıkladı. Fransa Derneği zaten Işın Çelebi’ye ilişkin son disiplin tavsiye kararındaki uygunsuzluğu ortaya çıkarttı ve çekildi. E ne oldu şimdi? Niye toplanıyor ki İşbirliği Kurulu? Amacına hizmet etmiyor ki artık. Ciddiyetsizlik zarar verir. İşbirliği Kurulu da böyle oldu, işlevi sorgulanır hale geldi.  

    Bu kurulların önemi ve gerekliliği konusunda mutabık olalım. Benim Başkan olmam değil önemli olan. Bu kurulların doğru kullanılması mühim. Bakın yeni Ticaret Kanunu devreye girecek yakında, hepimiz göreceğiz Divanın önemini. Bence görevleri azalmaz, artar. Tüzük değişikliği gündeme geldiğinde konuşulur, anlatılır, ikna edilir ve anlaşılır kanısındayım.

 

KükreyenAslan: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

 

    Umarım Divan Üyelerimiz seçime katılır ve oy vermeye gelirler. Ben seçildiğim takdirde, konuya hakimiyetim malum. 2 dönem Başkan yardımcılığı, 3 dönem de Başkanlık yaptım. Zaten Divan Başkanlığı sıklıkla değişen bir makam değil, ben 12. başkanım, Kulüpte bugün 34. Başkan görev yapıyor, Yönetim Kurulları da 84 galiba, öyle düşünün. Bunlar birikim, tecrübe gerektiren görevler. Ben, kendi arkadaşlarımla birlikte, Divan Kurulunun onurlu, saygın ve ciddiyetle devamı için bu göreve talibim. Eğer Üyeler de uygun görürlerse, imkan dahilinde, görevimizi geliştirerek,aynı hassasiyetle devam ettireceğimi söyleyebilirim. Bu transatlantik bize kalmış bir miras ve Galatasaray değerleri doğrultusunda bu mirasa sahip çıkmak hepimizin görevi.

 

KükreyenAslan: Çok teşekkür ediyoruz.  

MOBİL'DE KükreyenAslan

En güncel galatasaray haberleri, son dakika
gelişmeleri ve en iyi spor yazarları QR Kod
okuyucu ile hemen cebinde!

kukreyenaslan.com
SENDE YORUM YAZ !

CAPTCHA security code
YORUM YAP
ÖNE ÇIKARILAN HABERLER
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 1 1 0 0 2 3
2 Yeni Malatyaspor 1 1 0 0 2 3
3 İstanbul Başakşehir 1 1 0 0 2 3
4 Kayserispor 1 1 0 0 2 3
5 Kasımpaşa 1 1 0 0 1 3
6 Atiker Konyaspor 1 1 0 0 1 3
7 Beşiktaş 1 1 0 0 1 3
8 Fenerbahçe 1 1 0 0 1 3
9 Demir Grup Sivasspor 1 1 0 0 1 3
10 Erzurum BB 1 0 0 1 -1 0
11 Çaykur Rizespor 1 0 0 1 -1 0
12 Akhisarspor 1 0 0 1 -1 0
13 Bursaspor 1 0 0 1 -1 0
14 Aytemiz Alanyaspor 1 0 0 1 -1 0
15 MKE Ankaragücü 1 0 0 1 -2 0
16 Göztepe 1 0 0 1 -2 0
17 Antalyaspor 1 0 0 1 -2 0
18 Trabzonspor 1 0 0 1 -2 0
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
GAZETE MANŞETLERİ
GAZETE MANŞETLERİ
Galatasaray bu sezon şampiyon olur mu?