Fener Ağlama
0 Aslan Tıkladı
FENER AĞLAMA
22 Haziran 2017, Perşembe 13:19
Orhan Uluca Orhan Uluca

Galatasaray'ın Sorunu Nedir?

Geçenlerde Galatasaray yönetimine yakın bir arkadaşım x yöneticisi için Adnan Polat döneminde Galatasaray'ın yenilmesini gönülden istediğini söylediğinde delicesine itiraz ettim. Olur mu öyle şey, o nasıl Galatasaraylı biliyor musun sen diye devam etti çıkışlarım ama kendisinden oldukça emin bir şekilde tam da bu yüzden bunu istediğini ve mağlubiyetler sonucu değişecek yönetime girebilmek için fırsat kolladığını söylüyordu. İsimlerden bağımsız soruyorum, böyle bir şey mümkün mü?

Sanırım böyle şeyler mümkün. Galatasaray'ın bugününü başka türlü açıklamak çok da kolay değil.

Sarı-kırmızılılar şike operasyonundan etkilenmeyen tek büyük kulüp olarak her alanda yeniden yapılandırılmış, transferlerin yüzde doksanından verim alabilmiş ve ligin lideri olarak sorunsuz bir şekilde giderken yönetim bazında en sorunlu kulüplerden birisi olmasının başka türlü bir açıklaması var mıdır ki? Bu bir güç ya da ego savaşı değil de nedir? Birilerinin spotların önünde daha fazla gözükme isteğinin dışında bir şey olabilir mi?

Yeni yönetim eski başarısızlıkların tecrübesinden mahrum olduğundan olsa gerek o tarihin neredeyse sportif açıdan en kötü dönemini yaşanmamışçasına tavır sergiliyor. Ligden düşme korkusunu daha geçen sene bugünlerde yaşıyordu bu büyük camia ve şimdi ligin lideri. Bu nasıl mümkün oldu sizce? Önceki yıllarda da iyi teknik direktörler getirilmesine, yetenekli futbolcular transfer edilmesine rağmen bugünün dünden farkı nedir?

Fatih Terim bugünkü Galatasaray'ın içerisinde alternatifi olmayan tek isimdir. Başarının hazırlayıcısıdır. Nedeni de sadece futbol konusunda bilirkişiliği değil, Polat döneminden bu yana varolan yönetimin yanlış hamlelerini, futbola olan yaklaşımlarını uzaklaştırabilecek tek güç olduğu için bu böyledir. Doğrusunu söylemek gerekirse sadece futbol başarısı için değil aynı zamanda Galatasaray kültürünün korunması aidiyet duygusunun yitirilmemesi için dahi onun ismi önemlidir.

Bugün Galatasaray'ın yine bu kadroyla başında Terim değil de Skibbe, Rijkaard olduğunu bir düşünün? Güzel futbol, başarılı sonuçlar alınsa dahi birden fazla insanın futbolu yönetme, futbola biçim verme isteklerinin arasında sıkışıp kalacak olan o teknik direktörün başarılı olma şansı var mıdır? İnatla ve ısrarla transferler konusunda net bir tavır takınmasına rağmen bugün zorla istediklerini yaptırabiliyorken diğer teknik adamların böyle bir şansı olur muydu?

Fatih Terim ve Mustafa Denizli gibi efsanelerinin Türk futbolu adına son dönem başarılarının bir nedeni de bu futbolla alakası olmayan iş adamlarının futbolu yönetme, ekranlarda gözükme isteğinin önüne geçebilecek konumda olmalarıdır. Bu büyük futbol karizmaları futbolcuları olduğu kadar yöneticileri de idare edebilme konusunda oldukça başarılı. Bunu becerebilecek karizmaya sahip olmaları onları bir adım daha öne çıkarıyor.

Galatasaray'da Terim sezon başından bu yana futbolculardan ziyade yöneticileri doğru bir şekilde konumlandırmak için çaba sarfediyor. Yabancı bir teknik direktörün bırakın böyle sorunları çözmeyi varlığından dahi haberdar değil. Basınla bire bir ilişki kurup takımın yıpranmasının önüne geçiyor, yöneticileri hizaya sokuyor ve toplamda kulübü daha çok İngiltere'deki menajerler ve Almanya'daki sportif direktörler gibi yönetiyor. Yıllardır dile getirdiğim sportif direktörlük makamının hakkını tam anlamıyla veriyor. Beklentim odur ki; bir gün teknik direkörlüğü bıraksa dahi önce sportif direktör ve arkasından Galatasaray kulübüne Başkan olmasıdır.

Taraftarlar içerisinde öyle bir his var. Ünal Aysal dahi Galatasaray'ın başarısından ziyade Galatasaray'a farklı bir vizyonu ile başarı getirmiş başkan olma hedefi içerisinde. Bu ve benzeri çıkışları bugünkü başarısından ziyade karizması ile istemeden de olsa önüne geçen Fatih Terim sorunsuz ortamda bu yüzden "sorun“ oluyor. Şunu belirtmeliyim ki en azından taraftarlar bugünkü durumun fazlasıyla farkında.

HABER YORUMU BULUNAMADI
SENDE YORUM YAZ !

CAPTCHA security code
YORUM YAP